Efil Journal 3/9 2020

 

EfilJournal C2 S6

Beşeri Sermaye – Ücret veya Maaş Karşılığında
Çalışma İlişkisi, 2005-2018 (The Relation Between Human Capital and Wage or Salary Employment, 2005-2018)
İnsan Tunalı

Efil Ekonomi Araştırmaları Dergisi, Cilt 3, Sayı 9, Mart 2020, 8-28. (Efil Journal of Economic Research, Volume 3, Issue 9, March 2020, 8-43.)
Makaleyi satın almak için info@efiljournal.com adresine mail atınız./Please send an email to info@efiljournal.com to purchase the article.

Bu çalışmada eğitim, yaş grupları ve cinsiyet üzerinden oluşturulan Beşeri Sermaye (BS) matrisleri kullanılarak, 2005-2018 döneminde ücret ve maaş karşılığı çalışma eğilimlerinin nasıl değiştiği araştırılmaktadır. Bu amaçla yalnızca TÜİK Veri Araştırma Merkezlerinden (VAM) ulaşılabilen “Dönemlik” (çeyreklere has) Hanehalkı İşgücü Anketi (DHİA) mikro verileri kullanılmıştır. İlk bölümde, “yıllık” HİA yerine DHİA ile çalışma sebepleri irdelenmektedir. İkinci bölümde, beşeri sermaye matrisi tanımlanmakta ve “bu matrisi kullanarak ücret veya maaş karşılığı çalışma hakkında ne öğrenebiliriz?” sorusuna yanıt verilmektedir. Üçüncü bölümde araştırma bulguları grafikler kullanılarak paylaşılmakta ve yorumlanmaktadır. Son bölümde bulguların bir özeti verilerek, Türkiye ekonomisinin yapısal sorunları ile bağlantılar kurulmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Beşeri Sermaye, Ücretli-Maaşlı Çalışma, Hanehalkı İşgücü Anketi.
JEL Kodları: E24, G50, J01

In this study, we use Human Capital matrices constructed by education, age group and gender to investigate how wage and salary employment evolved during the 2005-2018 period. Micro data from the Quarterly Household Labour Force Survey (QHLFS) −which can only be accessed from Turkstat Centers of Data Research (VAM)− are used. In the first section the reasons for working with the QHLS instead of the “annual” HLFS are explained. In the second the human capital matrix is defined and the answer to the question “what can we learn about the evolution of wage and salary
employment by examining the human capital matrix?” is given. In the third section research findings are evaluated using graphs. The concluding section offers a summary of the findings and seeks connections with structural problems facing Turkey’s economy.

Keywords: Human Capital, Wage and Salary Employment, Household Labour Survey
JEL Codes: E24, G50, J01


Küresel Isınma-İklim Değişikliği ve Türkiye (Global Warming-Climate Change and Turkey)
Ahmet Şahinöz
Efil Ekonomi Araştırmaları Dergisi, Cilt 3, Sayı 9, Mart 2020, 8-28. (Efil Journal of Economic Research, Volume 3, Issue 9, March 2020, 44-69.)
Makaleyi satın almak için info@efiljournal.com adresine mail atınız./Please send an email to info@efiljournal.com to purchase the article.

Dünya Ekonomik Formu (WEF)’nun son yıllık (21-24 Ocak 2020) Küresel Risk Raporu’nda, küresel ekonomi için en büyük riskin; “küresel ısınma ve iklim değişikliği” olduğu dünya kamuoyuna duyurulmuştur. İklim değişikliği sonucunda yaşanan seller, su
baskınları, kuraklıklar, toprakların çoraklaşması, hayvan ve bitki türlerinde görülen kayıplar ve nihayet hava kirliliğine bağlı erken insan ölümleri ülkelerin mevcut sosyoekonomik durumlarını geriletirken; ekonomik kalkınmaya ayrılan kaynakları da aşındırmaktadır. Küresel ısınmada tarihi sorumlulukları olan gelişmiş sanayi ülkeleri karbon salınımlarını ciddi bir biçimde azaltırken, Türkiye’nin de dâhil olduğu yeni sanayileşen ülkeler, atmosfere saldıkları karbon miktarını giderek arttırmaktadırlar. 2015 BM Paris İklim Değişikliği Taraflar Konferansı’nda küresel ısınmayla mücadele anlaşmasına, 195 ülkeyle birlikte imza koyan Türkiye, enerji politikalarında acilen köklü değişikliklere gitmek, bu çerçevede güneş ve rüzgâr başta olmak üzere yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmek durumundadır.

Anahtar Kelimeler: Küresel İklim Değişimi, CO2 Emisyonu, Enerji
JEL Kodları: O13, Q4, Q43, Q54 

The World Economic Forum (WEF) declared that the greatest risk on the global economy is ‘global warming and climate change’ in the Global Risks Report 2020. Floods, droughts, desertification, loss of animal and plant species caused by climate change and eventually early human deaths due to air pollution are regressing the current socioeconomic status of countries besides eroding resources devoted to economic development. While advanced industrial countries which responsible for the climate change are reducing their carbon emissions dramatically, newly industrializing countries, including Turkey, are increasing the amount of carbon they release into the atmosphere. Turkey, having signed the agreement aiming at global warming fight together with other 195 countries at the 2015 UN Paris on Climate Change Conference of the Parties (COP21), should make urgent fundamental changes in energy policy. In this context, Turkey ought to focus on renewable energy sources like the sun and mainly wind.

Keywords: Global Climate Change, CO2 Emission, Energy
JEL Codes: O13, Q4, Q43, Q54


Aynı İktisat, Farklı Rasyonellik: İktisadi Okullar İçin Bir Karşılaştırma (Same Economics, Different Rationality: A Comprasion for Economic Schools)

Sibel Can Kamber, Bora Süslü
Efil Ekonomi Araştırmaları Dergisi, Cilt 3, Sayı 9, Mart 2020, 8-28. (Efil Journal of Economic Research, Volume 3, Issue 9, March 2020, 70-89.)
Makaleyi satın almak için info@efiljournal.com adresine mail atınız./Please send an email to info@efiljournal.com to purchase the article.

Rasyonellik, sosyal bilimler içerisinde en çok kullanılan kavramlardan biridir. Bu anlamda her iktisadi okul, belli bir rasyonellik tanımı ile modeline meşruiyet kazandırmaktadır ki bu da görüşlerin ardındaki farkı ortaya çıkarır. Rasyonelliğin farklı anlamlarda kullanılmasının sebebi, söz konusu modellerde insanın karar alma yetenekleri, bilgi, belirsizlik ve denge koşullarının değişiklik göstermesindendir. Ancak rasyonelliğe dair farklı görüşler sadece iktisatta görülmemekte; rasyonelliğin ortaya çıktığı andan itibaren felsefe ekolleri içerisinde de farklı görüşler, şimdiki tartışmaya zemin oluşturmaktadır. Bu anlamda çalışmanın amacı, bu denli eski bir geçmişi olan ve iktisadi modellere yön veren bu kavramın ortaya çıkışı ve gelişimini hatırlatarak, iktisadi okullar için bir karşılaştırma yapmaktır. Bu amacı gerçekleştirmek üzere literatür incelemesi gerçekleştirilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Rasyonellik, Ortodoks İktisat, Heterodoks İktisat
JEL Codes: D9, D91, B25

Rationality is one of the most used concepts in social sciences. In this sense, each economic school gives legitimacy to its model with a certain definition of rationality, which reveals the difference behind the views: This difference stems from rationality. The reason why rationality is used in different meanings is that the decision-making skills, knowledge, uncertainty and balance conditions of the models in question vary. However, different views on rationality are not only seen in economics; from the moment rationality emerged, different views within the schools of philosophy form the basis for the current debate. In this sense, the aim of the study is to make a comparison for economic schools by recalling the emergence and development of this concept, which has such
an ancient history and directs economic models. To achieve this goal, a literature review has been carried out.

Keywords: Rationality, Orthodox Economics, Heterodox Economics
JEL Kodları: D9, D91, B25


Lippmann’dan Thaler’e, Neo-Liberal Düşüncede Kitleleri Yönlendirenler ve Amaçları (From Lippmann to Thaler Who Orient the Masses and Their Purpose in Neoliberal Thought)

Burak Gürbüz
Efil Ekonomi Araştırmaları Dergisi, Cilt 3, Sayı 9, Mart 2020, 8-28. (Efil Journal of Economic Research, Volume 3, Issue 9, March 2020, 89-109.)
Makaleyi satın almak için info@efiljournal.com adresine mail atınız./Please send an email to info@efiljournal.com to purchase the article.

Homoeconomicus güncel neo-klasik iktisat teorilerinde gittikçe daha az yer almaktadır. Bu durum “laissez faire” liberal ekonomik anlayışın bittiğinin de bir göstergesi midir? Bu sorulardan hareket ederek XX yüzyılın başlarındaki neo-liberalizmin düşünürleri olan Lippmann ve Bernays’ın toplumu yönlendirenleri ile Thaler (2017) özelinde günümüz davranışsal iktisatçıların toplumu “dürten” toplum mühendislerini kıyaslamak istedik. Amaçları piyasa rasyonalitesinin tek doğru olarak kabul edildiği eski liberalizmin yerini alması düşülen yeni bir liberalizmin (neo-liberalizmin) toplumsal modelini kurmaktır. Ve bize göre, bu sosyal proje eskisine nazaran daha fazla tek sesli olup belirgin otoriter özellikler barındırmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Neo-liberalizm, Propaganda, Davranışsal İktisat, İktisatta Tercihler, Homo-economicus
JEL Kodları: A11, A12, B31, B55, P16.

Homoeconomicus is becoming less and less involved in current neo-classical economic theories. Is this also an indication that the «laissez faire» liberal economic understanding is over? Based on these questions, we wanted to compare the social engineers of Lippmann and Bernays, who are the thinkers of neo-liberalism in the early XX century, and that of «behavioral economists» in particular with Thaler (2017). Their aim is to establish the social model of a new liberalism (neo-liberalism), which is supposed to replace old liberalism, where market rationality is considered the only true. And in our opinion, this social project is more monotonous than before and has obvious authoritarian features.

Keywords: Neo-liberalism, Propaganda, Behavioral Economics, Preferences in Economics, Homo economicus
JEL Codes: A11, A12, B31, B55, P16


Cyrus Hamlin, Pragmatizm ve Robert Kolej’in Türkiye Modernleşmesindeki Rolü (The Role of Cyrus Hamlin, Pragmatism, and Robert College in Turkish Modernization)

Kardelen Kaya, Altuğ Yalçıntaş
Efil Ekonomi Araştırmaları Dergisi, Cilt 3, Sayı 9, Mart 2020, 8-28. (Efil Journal of Economic Research, Volume 3, Issue 9, March 2020, 110-126.)
Makaleyi satın almak için info@efiljournal.com adresine mail atınız./Please send an email to info@efiljournal.com to purchase the article.

Bu çalışmada, Robert Kolej’in Türkiye’nin çağdaşlaşmasındaki rolünü Weberyen bir bakış açısıyla tekrar değerlendiriyoruz. Robert Kolej’in yalnızca Protestan misyonerliğini değil, Protestan çalışma ahlâkını da öğrencilerin gündelik yaşamlarına adapte edecekleri bir eğitim sistemi kurmasının, Osmanlı-Türk toplumunun zihniyet dünyasına etkisini tartışıyoruz. 1871’de Robert Kolej’in kurulmasından sonra American Board topluluğu, Protestan inancı temelli eğitimden çok pragmatist ve seküler bir eğitime önem vermiştir. Bu çalışma, Robert Kolej’den mezun olan Türk öğrencilerin Hristiyanlık’ı tercih etmediğini, nesiller boyunca sürecek, Protestan iş ahlâkını ve seküler yaşam biçimini benimseyen yenilikçi insanlar olduğu sonucuna varmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Türkiye Modernleşmesi, American Board, Pragmatizm, Protestan Ahlâkı, Sekülerizm
JEL Kodları: N13, B12, B15

In this article, we aim at reassessing the role of Robert College in Turkish modernization from a Weberian perspective. Focusing our attention on Cyrus Hamlin’s Among the Turks (1878) and My Life and Times (1912), we claim that the impact of the American Board of Commissioners for Foreign Missions (henceforth, American Board) has become more significant and transparent among the Ottoman Turks after the missionaries at Robert College introduced a pedagogical system that did not only rely on the religious teachings of Protestantism but also on Protestant work ethics that students were able to adopt in their daily lives. Since the establishment of Robert College in 1871, the American Board has cared more about teaching pragmatist and secular principles than spreading the Protestant religion. We conclude that Turkish students who graduated from Robert College did not convert to Christianity; they rather have become reformist citizens who embraced the Protestant work ethics and believed in secular life styles for generations.

Keywords: Turkish Modernization, American Board, Pragmatism, Protestant Ethics, Secularism
JEL Codes: N13, B12, B15


Weberyan Subjektif Rasyonalite: Osmanlı İktisadi Zihniyeti (Weberian Subjective Rationality: The Ottoman Economic Mindset)

Cumali Bozpinar

Efil Ekonomi Araştırmaları Dergisi, Cilt 3, Sayı 9, Mart 2020, 8-28. (Efil Journal of Economic Research, Volume 3, Issue 9, March 2020, 126-145.)
Makaleyi satın almak için info@efiljournal.com adresine mail atınız./Please send an email to info@efiljournal.com to purchase the article.

Osmanlı Devleti’nin iktisadi yapısı kapitalizm öncesi bir niteliğe sahipti. Dolayısıyla tüm kapitalizm öncesi toplumlarda geçerli olduğu gibi Osmanlı iktisadi zihniyetinde de bazı prensiplerden bahsedilmektedir. Osmanlı rasyonalitesinin dayandığı bu ilkeler iaşe, gelenekçilik ve fiskalizmdir. Söz konusu ilkeler Osmanlı insanının iktisadi hayatında bir
referans çerçevesi oluşturmuştur.

Anahtar Kelimeler: Osmanlı Rasyonalitesi, İaşe, Gelenekçilik, Fiskalizm, Max Weber
JEL Kodları: P400, B410, B310

The economic structure of the Ottoman State had a pre-capitalism quality. Therefore, some principles are mentioned in the Ottoman economic mindset as they are applicable to all pre-capitalism societies. These principles on which Ottoman rationality is based are provisionalism, traditionalism, and fiscalism. These principles formed a framework of reference in the economic life of the Ottoman people.

Keywords: Ottoman mindset, provisionalism, traditionalism, fiscalism, Max Weber.
JEL Codes: P400, B410, B310


Tüm Sayılar/All Issues