Efil Journal 2/5 2019

Efil Vol 2/No 7

EfilJournal C2 S7

Temsili Olmayan Kuramların Gelişimi Planlama Anlayışımızda ve Kente Bakışımızda Ne Tür Değişmeler Yaratıyor (What Kind of Changes the Development of Non-Representative Theories Creates on Our Understanding
of Planning and Perspective of Urban)
İlhan Tekeli
Efil Ekonomi Araştırmaları Dergisi, Cilt 2, Sayı 7, Ekim 2019, 8-37. (Efil Journal of Economic Research, Volume 2, Issue 7, October 2019, 8-37.)
Makaleyi satın almak için info@efiljournal.com adresine mail atınız./Please send an email to info@efiljournal.com to purchase the article.

2000’li yıllardan sonra, temsile dayalı, yapılanmacı olan bilimsel bilgi kuramlarına,
temsili olmayan kuramlar eklendi. 20. Yüzyılın ilk yarısında evrensel geçerlilik iddiası taşıyan
temsili kuramların var olduğu dönemde, planlama alanında Webergil araçsal rasyonalite
yaklaşımı hakimdi. 1980’ler sonrasında Habermas’ın iletişimsel rasyonellik kavramını
geliştirmesi sonucu planlama oydaşmaya dayalı bir demokrasi projesi niteliği kazanmıştı.
Temsili olmayan kuramların gelişmesi sonrasında, gerek kente gerek planlamaya bakış
açımızda önemli değişmeler yaşanmaya başlamıştır. Bu yazıda temsili olmayan kuramların
gerisindeki ontolojik ve epistemolojik kabullere açıklık getirilerek, kent ve planlama
konusunda yaşanmakta ve yaşanabilecek değişikler açıklanmaya çalışılmaktadır. Böylelikle,
temsili olmayan kuramların da Türkiye’de tartışılmaya başlanmasına ön ayak olunması
amaçlanmaktadır.
Anahtar Kelimeler: Temsili Olmayan Kuramlar, Planlama, Kent, Deleuze G., Thrift N.

JEL Sınıflandırması: R51, R58

After the years of 2000’s non-representative theories are added to the existing
representative and constructive scientific theories. In the first half of 20th century, when
representative theories having universal validity claims were prevalent, in the planning
field Weberian instrumental rationality approach was dominant. After 1980’s as a result
of the development communicative rationality understanding by Habermas, planning
gained a democracy project quality. After the development of non-representative theories,
important changes has occured in our views related with both on urban phenomenon and
planning. In this article, ontological and epistemological assumptions that exist behind the
non-representational theories are clarified, in order to explaine the changes lived or will
be lived on urban phenomenon and planning. Thus, the purpose of this study is to start a
discussion about non-representative theories in Turkey.
Key Words: Non-representational Theories, Planning, Urban, Deleuze G., Thrift N. Deleuze G., Thrift N.

JEL Classification: R51, R58


Inequality, Economic Policies, Work and Poverty: The Latin American Protracted Malady
Eşitsizlik, Ekonomi Politakaları, Çalışma ve Yoksulluk: Latin Amerika’nın Uzun Süren İlleti
Alicia Puyana Mutis
Efil Ekonomi Araştırmaları Dergisi, Cilt 2, Sayı 7, Ekim 2019, 38-62. (Efil Journal of Economic Research, Volume 2, Issue 7, October 2019, 38-62.)
Makaleyi satın almak için info@efiljournal.com adresine mail atınız./Please send an email to info@efiljournal.com to purchase the article.

For centuries, inequality has worried philosophers, economists, politicians,
governments. The evidence that at least since the mid 1970s inequality has increased
reinstated the debate about its roots, effects and policies to treat it. By focusing in income
rather in wealth concentration economic theory obscured the roots of many forms
of inequality, let it be income, wage, education, health inequality and hid the primary
distribution of income. By doing so, economics presents the effects as causes of inequality
and acts on the former leaving the latter intact. This paper presents some of the theoretical
elements that have shaped the analysis of inequality since mid 20. century and have
supported the economic policies to address inequality. It ends with a review of long term
inequality in Latin America.
Anahtar Kelimeler: Income Inequality, Wealth, Poverty, Work, Economic Policies, Economics, Latin America
JEL Sınıflandırması: D63, D31, I32, E6, N16

Eşitsizlik, yüzyıllar boyunca felsefecileri, iktisatçıları, politikacıları ve hükûmetleri
endişelendiren bir konu olmuştur. 1970’lerin ortalarından beri süregelen ve eşitsizliğin
arttığına dair elde edilen bulgularla birlikte kökenleri, etkileri ve politikaları üzerine
yapılan tartışmalar yeniden gündeme gelmiştir. Servet yoğun ekonomik teoriler yerine
gelir eşitsizliğine odaklanılması, eşitsizliğin gelir, ücret, eğitim, sağlık gibi birçok çeşidinin
ve gelirin birincil dağılımının göz ardı edilmesine sebep olmuştur. Böyle yaparak,
iktisat, etkileri eşitsizliğin nedenleri olarak sunmakta ve etkiler üzerine uğraşırken
nedenleri oldukları gibi bırakmaktadır. Bu çalışma, 20. yüzyıldan itibaren eşitsizliğin
analizini şekillendirmiş teorik elementleri ve eşitsizliği konu alan ekonomik politikaları
desteklemektedir. Çalışma, Latin Amerika’daki uzun dönemli eşitsizliği inceleyerek
bitmektedir.
Anahtar Kelimeler: Gelir Eşitsizliği, Servet, Yoksulluk, Çalışma, Ekonomi Politikaları, Latin Amerika
JEL Classification: B15, D10, E21, G01


Türkiye’deki Eğitim Hizmetlerinden Vatandaş Memnuniyetinin Analizi
(An Analysis of Citizen Satisfaction With Education Services In Turkey)
Belgi Turan, Ali Berker, Seyit Mümin Cilasun
Efil Ekonomi Araştırmaları Dergisi, Cilt 2, Sayı 7, Ekim 2019, 62-86. (Efil Journal of Economic Research, Volume 2, Issue 7, March 2019, 62-86.)
Makaleyi satın almak için info@efiljournal.com adresine mail atınız./Please send an email to info@efiljournal.com to purchase the article.

Bu çalışmada 2004-2015 yıllarına ait Yaşam Memnuniyeti Araştırması kullanılarak
eğitim hizmetlerinden vatandaş memnuniyetinin gelişimi ve bu memnuniyetin
belirleyicileri incelenmektedir. Bu dönemde eğitim hizmetlerinden memnuniyet
%55,09’dan %61,72’e çıkarak %12 oranında artmıştır. Regresyon analizinin bulguları, yaş
ile bir işte çalışmanın ve evli olmanın eğitim hizmetlerinden memnuniyeti olumlu yönde
etkilediğini göstermektedir. Öte yandan, eğitim düzeyi veya gelir seviyesini yükselmesi
durumunda eğitim hizmetlerinden memnuniyet negatif yönde değişmektedir. Son olarak,
eğitim hizmetlerinin alt alanlarındaki sorun görme sıklığı arttıkça eğitim hizmetlerinden
memnuniyet düşmektedir. Eğitim hizmetlerinden memnuniyeti olumsuz olarak etkileyen
en önemli faktörler sırasıyla kayıt işlemlerinin sorunlu olması, eğitimin kalitesinin düşük
olması ve öğretmenlerin yaklaşımının sorunlu olmasıdır.
Anahtar Kelimeler:Vatandaş memnuniyeti, Eğitim hizmetleri
JEL Sınıflandırması: C35, H41, H52, I28

In this paper, we investigate the evolution and determinants of citizen satisfaction with
education services in Turkey using Life Satisfaction Surveys for the period between 2004
and 2015. In this period, the overall satisfaction with education services increase from
55.09% to 61.72%. Regression analysis reveals that, while age, being employed and being
married are positively associated with satisfaction, education and income are negatively
associated. We also find that, the increase in the frequency of reporting problems from
sub-categories of educations services decreases overall the satisfaction with education
services. Finally, problems related to registration, quality of education and attitudes of
teachers are the most important sub-categories that negatively affect the satisfaction with
education services.

Keywords: Citizen satisfaction, Education services
JEL Classification: C35, H41, H52, I28


Market System as a “Stark Utopia”
(Bir “Düpedüz Ütopya” Olarak Piyasa Sistemi)
Hüseyin Özel
Efil Ekonomi Araştırmaları Dergisi, Cilt 2, Sayı 7, Mart 2019, 86-110. (Efil Journal of Economic Research, Volume 2, Issue 7, March 2019, 86-110.)
Makaleyi satın almak için info@efiljournal.com adresine mail atınız./Please send an email to info@efiljournal.com to purchase the article.

The paper attempt at showing, on the basis of the work of three important thinkers,
namely, Marx, Schumpeter, and Polanyi, that the market society is a “stark utopia.” It is
argued that the market system is unable to offer solutions to the three important problems:
the economic problem of “coordination,” the ethical problem of individual freedom, and
the social problem of “order,” without sliding into contradictions in the reproduction of
the system. These “fault lines” are examined in the paper through utilizing Marx’s analyses
of accumulation and fetishism, Schumpeter’s notion of the “creative destruction,” and
Polanyi’s idea of “double movement.”
Anahtar Kelimeler: Marx, Polanyi, Schumpeter, Weber, coordination, instability, commodification, creative destruction, double movement.
JEL Sınıflandırması: B14, B15, B16, B24, B25, B31

Bu çalışma, piyasa toplumunun bir “ütopya” olduğunu, üç önemli düşünürün, yani
Marx, Schumpeter ve Polanyi’nin çalışmalarına dayanarak, göstermeye çalışmaktadır.
Çalışmada, piyasa sisteminin, modern toplumlarda çözüm bulunması gereken üç önemli
soruna, toplumun kendisini başarıyla yeniden üretmesini sağlayabilecek çözümleri, çelişki
ve çatışmalara düşmeden, ortaya koyamayacağı vurgulanmaktadır. Bu sorunlar sırasıyla,
iktisadi nitelikteki “koordinasyon” sorunu, etik nitelikteki bireysel özgürlük sorunu, ve
sosyal nitelikteki “düzen” sorunudur. Piyasa toplumunun bu “fay hatları”, Marx’ın birikim
ve fetişizm analizleri, Schumpeter’in “yaratıcı yıkım” kavrayışı ve Polanyi’nin “ikili devinim” anlayışı kullanılarak incelenmektedir.
Keywords: Marx, Polanyi, Schumpeter, Weber, koordinasyon, istikrarsızlık, yaratıcı yıkım, metalaştırma, ikili devinim
JEL Classification: B14, B15, B16, B24, B25, B31


Sabri Ülgener ve İktisat Sosyolojisi: İktisat Ahlakı ve Zihniyeti Perspektifinden Bir Değerlendirme
(Sabri Ülgener and Economic Sociology: An Evaluation from the Perspective of Economic Ethics and Mentality)
İsmail Kitapcı
Efil Ekonomi Araştırmaları Dergisi, Cilt 2, Sayı 7, Ekim 2019, 110-144. (Efil Journal of Economic Research, Volume 2, Issue 7, October 2019, 110-144.)
Makaleyi satın almak için info@efiljournal.com adresine mail atınız./Please send an email to info@efiljournal.com to purchase the article.

İktisat sosyolojisi iktisadi olayları sosyolojik bir perspektiften değerlendirmektedir.
Aynı zamanda Neo-Klasik iktisadın insanı soyutlayan yaklaşımlarının aksine iktisadi
analize insansız değil, insandan başlamak gerektiğini ifade etmektedir. Türkiye’deki iktisat
sosyolojisinin öncü isimlerinden Sabri Ülgener de insan-madde ilişkisine sıkışan iktisat
teorisine çok disiplinli bir anlayış getirerek iktisat, din ve zihniyet arasındaki ilişkileri
sorgulamaktadır. Bu kapsamda Ülgener maddi dünya ile manevi dünya, rasyonellik ile
irrasyonellik ve para hırsı ile güzel ahlak arasındaki farklılıkları bir uyuma dönüştürme
çabasındadır. Bu çalışmada Osmanlı’dan Türkiye Cumhuriyeti’ne gelinen süreçte
Ülgener’in Türk insanının iktisadi davranışlarına ilişkin değerlendirmeleri iktisat ahlakı
ve iktisat zihniyeti kavramlarıyla açıklanmaktadır. Aynı zamanda kapitalizmin neden Türk
toplumunda ve diğer Müslüman doğu toplumlarında gelişmediği sorusuna Ülgener’in
verdiği cevaplar değerlendirilmekte ve Ülgener’in Türkiye’deki iktisadi sorunların
toplumsal kodlarına ilişkin çok disiplinli bakış açısı açıklanmaktadır.
Anahtar Kelimeler: İktisat, Toplum, Ahlak, Zihniyet, Rasyonelleşme, Tasavvuf
JEL Sınıflandırması: A14, B10, B50

The economic sociology evaluates economic events from a sociological perspective.
At the same time, contrary to abstractionist approaches of Neo-Classical economics, it
states that economic analysis should start from human beings rather than unmanned.
Ülgener, one of the pioneers of economic sociology in Turkey, questions the relations
between economics, religion and mentality by bringing a multidisciplinary understanding
to the economic theory trapped in the human-matter relationship. In this context, Ülgener
strives to transform into a harmony the differences between the material world and the
spiritual world, rationality and irrationality and the ambition of money and good morality.
In this study Ülgener’s evaluations on the economic behaviors are explained with the
concepts of economic morality and economic mentality at the the process Ottomans to the
Republic of Turkey. At the same Ülgener’s answers of the question why capitalism did not
develop in Turkish society and other Muslim eastern societies is evaluated and social codes
of economic problems in Turkey of Ülgener’s multi-disciplinary perspective is expressed.
Keywords: Chemistry Sector, Shares, Performance Analysis, Exchange Rate Increase,
Economics, Society, Ethics, Mentality, Rationalization, Sufism
JEL Classification: A14, B10, B50


Türkiye’de Düşük Ücretli Çalışma ve K adın İstihdamında Dönüşümler
(Low Wage Work and the Transformation of Female Employment in Turkey)
Ayça Akarçay, Selin Pelek
Efil Ekonomi Araştırmaları Dergisi, Cilt 2, Sayı 7, Ekim 2019, 144-162. (Efil Journal of Economic Research, Volume 2, Issue 7, October 2019, 144-162.)
Makaleyi satın almak için info@efiljournal.com adresine mail atınız./Please send an email to info@efiljournal.com to purchase the article.

Bu çalışma, 2007-2017 yıllarına ait Hanehalkı İşgücü Anketlerini kullanarak düşük
ücretlilerin gelişimini incelemektedir. Düşük ücretlilerin toplam ücretliler içerisindeki
payı yıllar içinde azalırken, toplam ücretli kesim içerisindeki düşük ücretli kadınların
payı artma eğilimindedir. Düşük ücretli kadınların profili değişmekte, eğitim seviyesi
düşük, evli ve 30-49 yaş arasındaki kadınların payı artmaktadır. Arz yönlü bu dönüşüm,
beraberinde ekonomik faaliyetler içerisinde kadın yoğun hizmetlerde çalışanların payını
ve bu sektörler içinde düşük ücretli çalışan oranını büyütmektedir. Düşük ücretli erkekler
ise, görece daha genç olup, tarım ve inşaat sektörlerinde, uzun mesai saatleri ile çalışan bir
nüfusu oluşturmaktadırlar.
Anahtar Kelimeler: Düşük ücretli çalışma, cinsiyet
JEL Sınıflandırması: J31, J16

This study examines the evolution of low wage workers using the Household Labor
Force Surveys for 2007-2017. While the share of low wage workers among total wage
earners is decreasing, the share of female low wage earners in total wage earners is
increasing. Female low wage workers’ profile is changing as the share of married women,
women at 30-49 years of age and those with low levels of education is increasing. Alongside
this supply-oriented trend, the share of female intensive services increases as well as the
share of low wage workers within these sectors. Low wage male earners, on the other hand,
are relatively younger and are mostly employed in the agricultural and construction sectors
and work longer hours.
Keywords: Low wage work, gender
JEL Classification: J31, J16