Efil Journal 1/4 2018


Latin American Neoextractivismo: Split or Deepening of the Liberal Model of the Economy?
(Latin Amerikan Neo-Ekstraktivizm: Liberal Ekonomik Modelin Parçalanması mı Derinleşmesi mi?)

Katya Pérez Guzmán, Alicia Puyana Mutis

Efil Ekonomi Araştırmaları Dergisi, Cilt 1, Sayı 4, Aralık 2018, 8-35. (Efil Journal of Economic Research, Volume 1, Issue 4, December 2018, 8-35.)

Makaleyi satın almak için info@efiljournal.com adresine mail atınız./Please send an email to info@efiljournal.com to purchase the article.

This paper explores the economic effects of extractivism in Chile, Colombia, Mexico
and Peru, applying the Dutch Disease model. A Johansen cointegration test finds a strong
negative relationship between the appreciation of the real exchange rate due to increased
government spending, and a decreasing participation of manufactures both at the national
level and in exports. Other weaker, yet still significant, economic effects are also suggested.
As the model of growth based on natural resources continues in Latin America, its
economic effects must be discerned in order to to guarantee a more fair inclusion in global
trade and stronger national economic growth.

Keywords: Extractivism, Dutch Disease, Latin America, Natural Resource Curse, Johansen
Cointegration Test
JEL Classification: O13, C1, F41, O54, Q32

Bu makale, Hollanda Sendromu modelini kullanarak Şili, Kolombiya, Meksika ve
Peru’da çıkarıcılığın (extractivism) ekonomik etkilerini incelemektedir. Johansen eş
bütünleme testi, artan kamu harcamaları nedeniyle, reel döviz kuru ile üreticilerin ulusal
düzeydeki ve ihracattaki azalan katkıları arasında güçlü bir negatif ilişki bulunduğunu
göstermektedir. Zayıf ancak önemli diğer etkiler de meydana gelmiştir. Latin Amerika’daki,
doğal kaynaklara bağlı büyüme modeli devam ettikçe, küresel ticarete dahil olunması ve
güçlü bir ulusal ekonomik büyümenin sağlanması için bu modelin ekonomik etkileri
anlaşılmalıdır.
Anahtar Kelimeler: Ekstraktivizm, Hollandalı Sendromu, Latin Amerika, Doğal Kaynak
Laneti, Johansen Eş Bütünleme Testi
JEL Sınıflandırması: O13, C1, F41, O54, Q32


Türkiye’de Sanayisizleşme ve Yoksulluk
(De-industrialization and Poverty in Turkey)

Ayşe Aylin Bayar, Öner Günçavdı

Efil Ekonomi Araştırmaları Dergisi, Cilt 1, Sayı 4, Aralık 2018, 36-71. (Efil Journal of Economic Research, Volume 1, Issue 4, December 2018, 36-71.)

Makaleyi satın almak için info@efiljournal.com adresine mail atınız./Please send an email to info@efiljournal.com to purchase the article.

Bu çalışmanın amacı 2002 sonrası Türkiye ekonomisinde yaşanan büyüme ve beraberinde
ortaya çıkan yapısal dönüşümün yoksulluk üzerine etkilerini incelemektir. Bu bağlamda,
sanayisizleşmenin boyutları tespit edilmeye çalışılırken, sanayisizleşmenin yoksulluk
bakımından nasıl sonuçlar doğurduğu, karşılıklı etkileşimin hangi kanaldan gerçekleştiği
tartışılmıştır. Sanayisizleşmenin toplam gelir içinde ticarete-konu-olmayan faaliyetlere ait
gelir kalemlerinde artış olarak tanımlandığı bu çalışmada, toplam gelir, ticarete-konu-olan,
ticarete-konu-olmayan ve tarımsal faaliyetlerden elde edilen gelirler olarak üç grup altında
toplulaştırılmıştır. TÜİK’in 2002-2014 dönemini kapsayan Hanehalkı Bütçe Anketleri
kullanılarak Ravallion-Huppi ayrıştırma yöntemi ile her bir gelir grubunun yoksulluğa yaptığı
etkiler tespit edilmiştir. Bulgular, ekonomide sanayisizleşme ile birlikte artan ticarete-konuolmayan
faaliyetlere ait gelir kalemlerinin sayısındaki artışın yoksulluğa azaltıcı bir etki yarattığı
yönündedir. Diğer iki gelir kaleminin ise yoksulluğu arttırıcı bir etkiye yol açtığı görülmüştür.

Anahtar Kelimeler: Sanayisizleşme, Yoksulluk, Türkiye, Ravallion-Huppi Ayrıştırma
JEL Sınıflandırması: O10, O14, I32

We have witnessed a dramatic transformation in the economic structures of developing
countries since the beginning of globalisation. The aim of this paper is to examine the extent of deindustrialisation
and its link with poverty. De-industrialisation in our framework is defined as an
increase in the number of non-tradable income entities in households’ total income. In examining,
we grouped all income entities under three groups, namely tradable income entities, non-tradable
entities and agricultural income entities. We employed data from TURKSTAT Households Budget
Survey covering the 2002-2014 period. Then, using the Ravallion-Huppi decomposition method,
we identify the effects of each income groups on poverty in the economy. According to our
examination, an increase in the number of non-tradable income entities, as an indication of deindustrialisation,
helps improving poverty condition in the economy.

Keywords: De-industrialisation, Poverty, Turkey, Ravallion-Huppi Decomposition
JEL Classification: O10, O14, I32


Türkiye’de Bölgeler ve Sektörler Arasında Verimlilik ve Ücret Farklılıkları
(Productivity and Wage Differences between Regions and Sectors in Turkey)

A. Suut Doğruel, Fatma Doğruel

Efil Ekonomi Araştırmaları Dergisi, Cilt 1, Sayı 4, Aralık 2018, 72-90. (Efil Journal of Economic Research, Volume 1, Issue 4, December 2018, 72-90.)

Makaleyi satın almak için info@efiljournal.com adresine mail atınız./Please send an email to info@efiljournal.com to purchase the article.

Bölgesel farklılıklar, Türkiye’de gelir eşitsizliklerinin temel kaynaklarından
biridir. Türkiye’deki bölgesel gelir eşitsizliklerinin temel özellikleri üzerine kısa bir
değerlendirmenin arkasından çalışma, imalat sektörleri arasındaki bölgesel ücret ve
verimlilik farklarına odaklanmaktadır. Elde edilen sonuçlar, bölgesel özelliklerin, sektörler
arası ücret ve verimlilik farklılıklarında belirleyici olduğunu göstermiştir. Diğer taraftan
yoğunlaşmanın, ücret ve verimlilikleri arttırdığı görülmüştür. Bu bulgulara dayanarak
bölgesel politikaların bölgesel eşitsizlikler üzerindeki etkisinin kısıtlı olabileceği ancak,
büyümeyi hızlandırabileceği söylenebilmektedir.

Anahtar Kelimeler: Bölgesel Eşitsizlikler, Verimlilik Farklılıkları, Ücret Farklılıkları
JEL Sınıflandırması: O14, R12, J24

Regional disparities is one of the main sources of income inequalities in Turkey. Following
a brief evaluation of the main characteristics of regional income inequality in Turkey, the
paper focuses on the regional wage and productivity differences across manufacturing
sectors. The results reveal that regional characteristics decisive in productivity and wage
differences at regional level. On the other hand, concentration of manufacturing activities
increase the productivity and wages. Hence, the regional policies may have limited impact
on regional inequalities, but can expedite economic growth.

Keywords: Regional Inequalities, Productivity Differences, Wage Differences
JEL Classification: O14, R12, J24


Wealth Inequality in Turkey: What Can We Infer from the SILC?
(Türkiye’deki Gelir Eşitsizliği: GYKA’dan Ne Çıkarım Yapabiliriz?)

Cem Başlevent

Efil Ekonomi Araştırmaları Dergisi, Cilt 1, Sayı 4, Aralık 2018, 92-107. (Efil Journal of Economic Research, Volume 1, Issue 4, December 2018, 92-107.)

Makaleyi satın almak için info@efiljournal.com adresine mail atınız./Please send an email to info@efiljournal.com to purchase the article.

Using micro data from the Survey of Income and Living Conditions conducted by
TurkStat, we apply the capitalization method to determine the extent of wealth inequality
in Turkey. This method involves the estimation of household wealth based on the amounts
of income resulting from the ownership of various types of assets. In addition to the
calculation of wealth inequality, capitalized incomes can be entered into a decomposition
analysis to find out which factors contribute to inequality more than the others. Due to data
limitations, we are restricted to an analysis that makes use of financial and rental income
figures and imputed rents, while wealth in the form of land, gold, or stock ownership is
mainly unaccounted for. The Gini coefficient figure of 0.56 implies that wealth inequality
measured at the household level for Turkey is not extremely high. However, additional
computations suggest that inequality is quite higher at the individual level.

Keywords: Wealth Inequality, Household Wealth, Personal Income, Capitalization Method,
Turkey
JEL Classification: D31, E21

TÜİK tarafından yapılan Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması’ndan alınan mikro verileri
kullanarak, Türkiye’deki gelir eşitsizliğinin boyutlarını belirlemek için sermayelendirme
yöntemini uyguluyoruz. Bu yöntem, çeşitli varlıkların mülkiyetinden sağlanan gelire
dayanarak, hanehalkı varlığının tahminini içermektedir. Gelir eşitsizliği hesabına ek
olarak, sermayelendirilmiş gelirler, gelir eşitsizliğine hangi faktörlerin diğerlerinden daha
çok katkı sağladığını bulmak için parçalama analizine tabi tutulabilir. Veri kısıtlamaları
nedeniyle; arsa zenginliği, altın ve hisse senedi sahipliği esasen hesaplanamazken, finansal
ve kira gelir rakamlarıyla, farazi kira getirilerini kullandıran bir analiz ile sınırlı kaldık.
0,56’lık Gini katsayısı, Türkiye’deki hanehalkı gelir eşitsizliğinin ciddi derecede yüksek
olmadığını göstermektedir. Ancak, hesaplamalar, bireysel seviyede gelir eşitsizliğinin çok
daha yüksek olduğunu göstermektedir.

Anahtar Kelimeler: Servet Eşitsizliği, Hanehalkı Serveti, Kişisel Gelir, Sermayelendirme
Methodu, Türkiye
JEL Classification: D31, E21


Türkiye’de Çalışılan Saatlerin Dağılımı ve Değişimi
(Distribution of Hours Worked in Turkey and Its Evolution)

Ozan Bakış, Sezgin Polat, Mustafa Ulus

Efil Ekonomi Araştırmaları Dergisi, Cilt 1, Sayı 4, Aralık 2018, 108-127. (Efil Journal of Economic Research, Volume 1, Issue 4, December 2018, 108-127.)

Makaleyi satın almak için info@efiljournal.com adresine mail atınız./Please send an email to info@efiljournal.com to purchase the article.

Türkiye’de işgücü piyasası tartışmaları yoğunlukla kişi sayıları üzerinden yürütülmektedir.
Kişi sayısı üzerinden giden değerlendirmeler işgücü piyasasında farklı uyum mekanizmalarına
işaret eden ve zaman içinde büyük değişim gösteren çalışma saatlerinin yapısı ve seyrini dikkate
almadıkları için eksiktir. Bu makale bu eksiği gidermeye çalışmaktadır. Her kategoride kişi sayısı
olarak istihdam artarken, çalışılan saatler azalmaktadır. Genel olarak erkelerin kadınlardan, tarım
dışı sektörlerin tarımdan, eğitimsiz nüfusun eğitimlilerden daha uzun çalıştığı gözlenmektedir.
Fakat, istihdam artışının en kuvvetli olduğu alt gruplar aynı zamanda çalışma sürelerinin en az
düştüğü gruplardır. Çalışılan saatlerin azalma nedenlerini incelediğimizde işgücünün ve istihdamın
kompozisyonunda (gözlenebilir özelliklerinde) meydana gelen değişimin sınırlı bir açıklayıcı etkisi
olduğu görülmektedir.

Anahtar Kelimeler: Türkiye, Çalışılan Saatler, İşgücü Piyasası, İstihdam
JEL Sınıflandırması: J21, J22, J82

In Turkey, labor market issues are mainly discussed at the extensive margin, i.e., the changes in
the number of workers. We believe that evaluations based solely on number of employed workers will
be incomplete when we ignore that fact that labor market react differently to substantial reductions in
worked hours. In this paper, we try to fulfill this gap. While employment, measured by the number
of workers, is increasing for all categories, we see that working hours are steadily decreasing. Using
household labor force surveys between 2005 and 20017, we observe that hours worked are longer
particularly for men, non-agricultural and less educated workers. Yet, employment growth is stronger
among the groups who experience weaker reductions in working hours. Lastly, we find that the changes
related to composition (observable characteristics) of work force have only limited explanatory power
in explaining the decline in hours worked.

Keywords: Turkey, Working Hours, Labor Market, Employment
JEL Classification: J21, J22, J82